20 Haziran 2010 Pazar
Paradoks!
19 Haziran 2010 Cumartesi
Just Breathe!
Yine taze oksijenle kafa keyfi...Portatif akciğeri devreye sokup demleniyorum yavaştan. Geçmişten öznesiz, pirüpak cümleler... "-yor" içinde yüzler sesler sokaklar..."-di"li geçmiş zamanla karbondioksiti dışarı atarken hayat daha bir güzel. Bu an hiç bitmesin! Şerefe!
8 Haziran 2010 Salı
5 Haziran 2010 Cumartesi
Hüzün = Hüzün
3 Haziran 2010 Perşembe
1 Haziran 2010 Salı
Malcolm Lowry'yle Sarhoş Olmak!
"...Gece: ve, bir kez daha, her geceki ölümle boğuşma, şeytanca orkestraların sarstığı oda, bölük pörçük ve korkulu uyku parçacıkları, pencerenin dışındaki sesler, aşağılarcasına yinelenen düş kişileri, karanlığın tamburları. Kır düşmüş saç rengindeki bu gecelerde yeterince gerçek ses yokmuş gibi.
......
Dev bir sinire göre biçilmiş dehşetler! Hayır, benim gizlerim mezarın gizleri ve öyle kalmaları gerek. Kendimi de öyle görüyorum bazen: olağanüstü bir ülkeyi keşfetmiş büyük bir gezgin, ama hiçbir zaman o ülkeden dönüp öğrendiklerini iletemeyecek bu dünyaya: ve bu ülkenin adı Cehennem."
28 Mayıs 2010 Cuma
Uyuyan Prens(Es!)

"Pek yaşadın denemez, oysa her şey çoktan söylendi, çoktan bitti. Topu topu yirmibeş yaşındasın, ama yolun çizilmiş bile. Roller hazır, etiketler de:..."
27 Mayıs 2010 Perşembe
Morning Sun

Güneşin enerjisine karışan çarpık gülümsememle aynı sersem ifadeyi koruyorum. Sersem ifadeyi tamamlayan sarsak adımlar ve gerzek bir gülümseme. Yüzgeçlerimi yormayı seviyorum. Suyumu değiştiren saf sponsorlara çaktırmadan firar ettim. Pek saygıdeğer "O"yu değerlendirme zamanı. Zulayı mundar etmek üzereyiz, yazık etmemeli. Son nefes sinyal verirse şıpıdı şıpıdı depar atar bir başka rekora imza atarız. Yine de macera ve bir miktar d vitamini uğruna ağzım açık ölmek istemiyorum!
Hepat'ın yüzü suyu hürmetine biraz daha yüzgeç sallamalı. Buraların suyu ısındı. Macera balığı için yeteri kadar gerekçe sıraladık. Haydi gençler, oturuyor muyuz hala?
"Daaaaaaaalara diiiiiiiilara daaaalara daaa, daalara lilara laalara laaa...."
25 Mayıs 2010 Salı
24 Mayıs 2010 Pazartesi
Little Girl Blue!

En son kez saydım parmaklarımı, bitti... Yağmur da yok damlası olup yere karışmak da... Hüzün yüklü bulutlar içini boşalttı, güneş sırıtsa da benim yüzümde hala aynı çarpık gülümseme! İyi mi oldu kötü mü der gibi... Bilememe hali. İfade yanıltmasın. Balıklar değişikliği sevmez ama ben sınavı geçtim. Hayattayım, hepi topu birkaç pul kaybımız var. Canımız sağ olsun. Yeteri kadar hayat elastikiyeti kazandık. Suyumuz, kimyamız, içimiz, dışımız değişti. Ortam balığı olduk, bir efendilik bir ağırlık çöktü. Kemal-i mutlak emareleri. Su kaybı yaradı, renkler muntazaman yerinde. Artık gökyüzünün alkımıyım. Yine de yüksekler çarpmasın diye... Son bir kez daha... O güzel sesten sabah hüznü...
"Sit there, count your fingers
What else, what else is there to do?
And i know how you feel,
I know you feel that you're through,
Sit there and count, oh, count your little fingers,
My unhappy, oh, little girl,
Little girl blue.
Sit there, oh, count those raindrops you see fallin' down
Oh, honey, all around on you,
Honey, don't you know it's time, oh, that it's time
Somebody told you,
'Cause you got to know
That all you ever gonna have to count on,
Or gonna want to lean on,
It's gonna feel just like those raindrops too
When they're fallin' down all around you."





